Murat Ağırel: Karşımızda yargı mensuplarını bile ağına düşürmeye çalışan bir şebeke var

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

warning
Okura not:

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Karşımızda yalnızca vatandaşın parasını değil, yargı mensuplarını bile ağına düşürmeye çalışan bir şebeke var.

Cumartesi günü yazdım ve gündeme oturdu. “Berlin Büyükelçiliği dolandırıcılığı” başlıklı yazımda Eskişehir’de iki kişinin borsa yatırımı vaadiyle yıllarca biriktirdikleri paradan nasıl edildiğini ve işin İstanbul’a kadar uzandığını anlatmıştım.

Hatta İstanbul cumhuriyet başsavcısını bile arayıp dolandırmaya çalışan bir örgütten bahsediyorum. Bu örgüt, yasadışı bahis gelirleriyle birlikte elde ettiği parayı, mağdurların üzerine açtıkları şirketler üzerinden aklıyordu.

İddianamede adı geçen isimlerden biri de Ramazan Erkul’du. Bir kişi çıkıyor, Anadolu Adliyesi’ndeki savcıyı “Berlin Büyükelçiliği’nden arıyorum” diyerek kandırmaya çalışıyor. Erkul hakkında bilgi istiyor. MASAK raporu geldiğinde savcının kanaatini öğrenmeye çalışıyor.

Erkul’un ailesinin kendisine ulaştığını, suçsuz olduğunu savcıya bildiriyor. Savcı dosyanın gizli olduğunu söyleyip bilgi vermiyor ama şüpheleniyor. Numarasını isteyen bu kişiye, “Belki tekrar arar” düşüncesiyle kendi cep telefonunu veriyor.

Ve tahmin ettiği gibi ertesi gün +49’la başlayan bir numaradan tekrar aranıyor. Bu görüşme tutanağa bağlanıyor ve başsavcılığa bildiriliyor. Sadece Anadolu Adliyesi değil…

Murat Ağırel’in yazısı