Son günlerde aralarındaki çıkar kavgalarıyla gündeme gelen tarikatlar-cemaatler-İslamcı örgütler nasıl hayatımızın bir parçası oldu? Dinsel olmaktan öte sosyolojik ve siyasi birer olgu olan bu örgütlenmeleri yine siyaseten incelemek gerek. Türkiye’deki tepeden inme modernizm çabaları, tarikat-cemaat ilişkilerini hiçbir zaman tam anlamıyla yok edemedi, çarpık gelişen kapitalizm İslami muhalefetin genişlemesine ön ayak oldu. Cumhuriyetin ilk yıllarındaki çok partili rejime geçiş çabaları, İslami çevrelerin muhalif partilere ilgisiyle sekteye uğrarken, 1950’ler sonrasındaki Demokrat Parti deneyimi pek çok tarikat-cemaat için serpilme imkânı yarattı. Tarikat-cemaat yapıları siyasi partileri destekleyerek ya da bizzat içinde onların yer alarak ülkenin politik yelpazesinde kendilerine yer buldu. 1960’ların sonunda başlayıp 1980’e kadar süren Milli Nizam Partisi-Milli Selamet Partisi süreci, İslam’ın siyasallaşmasının en somut örneklerini oluşturdu.