Meteoroloji dediğimiz bilim dalı, bugün uyduların da yardımıyla hangi ülkenin hangi şehrine, o şehrin hangi mahallesine, saat kaçta kar yağacağını ve o yağışın ne kadar süreceğini günler öncesinden söyleyebiliyor. Maddi olanaklar, her yere üzeri kapanan teknoloji harikası statlar yapılmasına izin vermeyebilir. Zaten böyle gösterişli bir yatırıma kalkışmak, tek kelimeyle müsriflik… Gelin hesap yapalım: Bir İstanbul takımı, ligdi, kupaydı, Avrupa’ydı derken, bir yılda kaç maç oynuyor kendi sahasında? İyimser davranıp, yarıştığı her kupada turlar geçeceğini düşünelim ve 30 diyelim. Dünyanın parasını harcadığımız bir tesisi 365 günün 30’unda kullanıyoruz yani!.. Bu 30 maç gününün kaçında, İstanbul’da hava sahaya çıkılamayacak kadar karlı-buzlu olur? Bir, belki iki… Onlarda da önceden önlem almak, hem ekipman, hem de eğitimli personelle hazırlıklı olmak çok mu zor?