Türkiye Cumhuriyeti’nin İhvan uğruna Mısır’la ve İhvan karşıtı Arap ülkeleriyle kavga etmek gibi bir siyaseti olabilir miydi?! Olmuştu!.. Şimdi de Arap sermayesi uğruna Mısır’la ve hepsiyle barışıyoruz.
Dikkat çekici nokta, Mısırla kavga etmenin de barışmanın da gerek partide gerek muhafazakar camiada bir sorgulama, hatta soru konusu bile yapılmamasıdır.
Erdoğan-Sisi görüşmesi haberlerinin altına gelen yorumlarda, iktidar yanlısı bir okur “ne iyi, ülke menfaatleri gerektirmiş, reis simdi Sisi ile görüşüyor”diyordu. Yedi yıl süreyle Mısır’la kavga edip, Arap hükümetlerini karşımıza almak ve Yunanistan tarafına itmek ülke yararına mıydı diye “sormak” dün akla gelmediği gibi bugün de gelmiyor.
İşte temel zihniyet meselesi burada: Analitik, eleştirel zihniyet yokluğu, ‘Reis ne yapsa haklıdır’ şeklinde bir anlayış.
Bu anlayış sistem olarak demokraside, kurum olarak partide “denetim ve denge” işlevini neredeyse sıfırlıyor.