CANAN COŞKUN
canancoskun@diken.com.tr
@canancoskun
Ankara Üniversitesi öğretim üyesi Necip Hablemitoğlu cinayetinin zanlılarından olduğu için 27 Ocak 2022’de Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla Ukrayna’dan Türkiye’ye iade edilen ihraç edilen eski yüzbaşı Nuri Gökhan Bozkır, IŞİD’e patlayıcı taşıma davasında verilen hapis cezasına itiraz etti. Avukatına göre, Bozkır iade edilirken daha önceki bir suçtan yargılanmayacağına, yargılanması için Ukrayna’dan onay alınacağına dair garanti verildi.

Bozkır, 19 Mayıs’ta Hablemitoğlu cinayeti dosyasından tahliye edilmiş, 26 Mayıs’ta da Şanlıurfa’da görülen IŞİD’e patlayıcı taşıma davasından hüküm giymişti. Hakkında yakalama kararı çıkarılan Bozkır, iki hüküm arasındaki bir haftalık sürede firar etmişti.
Necip Hablemitoğlu, 18 Aralık 2002’de evinin önünde uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamını yitirmişti. Hablemitoğlu öldürüldüğünde ‘FETÖ’nün devletteki kadrolaşma çalışmalarını ele alan ‘Köstebek’ adlı kitabını yayımlamaya hazırlanıyordu. Suikastın zanlılarından Nuri Gökhan Bozkır, 27 Ocak 2022’de MİT tarafından Ukrayna’da bulunmuş ve Türkiye’ye getirilmişti. Bozkır’ın Türkiye’ye iade edildiğini Cumhurbaşkanı Erdoğan duyurmuştu.
MİT görevlisi de işin içinde
Bozkır’ın suçlandığı olaylar Hablemitoğlu cinayetiyle sınırlı değildi. Bozkır’ın adı 2015’te de ‘soğan kamuflajıyla IŞİD’e silah ve mühimmat taşınması’na da karışmıştı.
Şanlıurfa başsavcılığının iddianamesinde dokuz sanığın ‘silah sağlama’, ‘örgüt üyeliği’ ve ‘tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi’ suçlamalarıyla cezalandırılması talep edilmişti. Bozkır’ın sanıkları arasında yer aldığı iddianamede adı geçen başka bir kamu görevlisi daha vardı: Bozkır’a “Komutanım” diyen ve kendini MİT görevlisi olarak tanıtan üsteğmen Ahmet Yasin Güneş. Güneş, davanın sanıklarından değildi, ama sanıkların anlatımına göre olayın içindeydi.
‘Devlet işi’ yapıyorlardı
Diğer sanıkların ‘devlet işi‘ denerek sevkıyat işine dahil edildiği olay kapsamında, 8 Eylül 2015’te Şanlıurfa emniyeti, bir tırda soğan çuvalları arasına gizlenmiş patlayıcı maddeler ele geçirmiş, yükleme Afyonkarahisar’da bir depodan yapılmıştı. 1 milyon 100 bin metre fitil, 212 bin kapsül, 48 bin 650 kilogram anfo ve 1 ton dinamitin kayıtlarda olmasına karşın depoda bulunmadığı 14 Eylül 2015’te depoda yapılan incelemede ortaya çıktı. Sanıklar 25 Ağustos 2015’te de İstanbul’a kayıt dışı sevkıyat yapmışlardı. Olay kapsamında sanıklar tornacıda stinger füzesinin taklidini bile yapmıştı.
İrfan Fidan’la irtibat halindeydi
Ahmet Yasin Güneş, dava kapsamında verdiği savunmada Adana ve Hatay’da 2014’te durdurulan mühimmat yüklü MİT TIR’larıyla ilgili soruşturmada gizli tanık olduğunu anlattı. “Bu nedenle cumhuriyet savcısı İrfan Fidan’la irtibat halindeydim” diyen Güneş, Fidan’ın kendisine “Nuri Gökhan Bozkır, Suriye’ye bir şeyler göndermeyi planlıyor, haberin var mı” diye sorduğunu söyledi. Güneş, Bozkır’ın kardeşinin mezarını yaptırmak için Isparta’ya gideceğini söyleyince Fidan, onunla birlikte gitmesini istedi. Güneş, Bozkır’la beraber yola çıktı.
Ahmet Yasin Güneş neden dışarıda?
Davadaki tanık beyanlarına göre, patlayıcı ve mühimmat ‘Türkmenler’e gönderilecekti. Dava bazı sanıklar yönünden ayrılmadan önce 12 yıl hapis cezası alan bir tanık, Güneş’le aynı anda duruşma salonunda olduğu için sağlıklı ifade veremediğini söyledi. Kendisinin 44 ay cezaevinde kaldığını, bu süre içinde Ahmet Yasin Güneş’in dışarıda olduğunu söyledi. Başka bir sanık Serkan Yağmuroğlu da Ahmet Yasin Güneş’in çalıştığı yeri söylemesinin bu işe girmesindeki en büyük etken olduğunu söylemiş, “Burada Ahmet Yasin Güneş’in neden bizlerle tutuklu olmadığını da anlamakta zorluk çekiyorum” demişti.
Bozkır, ana davada yakalanamadığı için hakkındaki dosya ayrılmıştı. Ahmet Yasin Güneş’se hakkındaki iddialara karşın sanık değildi. Daha sonra ikisinin dosyası birleştirilerek yargılamaya başlandı.
Bir haftada firar etti
Güneş’in “Komutanım” dediği Nuri Gökhan Bozkır, Hablemitoğlu cinayeti davasının görüldüğü Ankara 28’inci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 19 Mayıs’ta ‘yurt dışına çıkış yasağı’ şartıyla tahliye edildi. Bundan bir hafta sonra 26 Mayıs’ta IŞİD’e patlayıcı ve mühimmat sevkıyatıyla ilgili Şanlıurfa 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada hüküm açıklandı. Mahkeme, Bozkır’a ‘silah sağlama’ suçundan 21 yıl dokuz ay hapis cezası verdi. Bozkır, ‘silahlı terör örgütüne üye olma’, ‘tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme’ ve ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’ suçlarından beraat ettirdi. Heyet, Bozkır’ın kaçma şüphesinin ve atılı suçu işlediği yönünde kuvvetli suç şüphesi bulunduğunu belirterek yakalama kararı çıkarılmasına hükmetti.
Cezada indirime gidildi
Ahmet Yasin Güneş’se, ‘silah sağlama’ suçundan önce 12 yıl hapse çarptırıldı. Daha sonra bu ceza yarı oranda artırılırak 18 yıla hapse mahkum edildi. Mahkeme, ‘sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri,
fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışlarını‘ göz önünde bulundurarak cezayı 15 yıla indirdi. Davanın gerekçeli kararına göre, Güneş, ‘patlayıcı maddelerin sevkıyatı konusunda planlayıcı ve finansör‘dü. Bozkır da mühimmat ve patlayıcı sevkıyatının planlamasında, Şanlıurfa ve İstanbul’a yapılan kayıt dışı sevkıyatın yönetiminde görev almıştı.
Ankara garanti vermiş
Firari sanık Bozkır’ın avukatı, müvekkiline Şanlıurfa 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen mahkumiyet kararına itiraz etti. İstinaf mahkemesine sunulan dilekçede, Ankara başsavcılığının 16 Mayıs 2019 tarihli iade talepnamesinde, ‘iade işlemi gerçekleştikten sonra iadeden önce işlenen bir suçun daha bulunduğu ortaya çıkarsa bu suçtan yargılama yapılması için Ukrayna yetkili makamlarından onay talebinde bulunulacağı, onay verilmezse yargılama yapılmayacağı‘ garantisinin verildiği belirtildi.
‘Fazla ceza verildi’
Bozkır’ın avukatı, söz konusu mühimmat ve patlayıcının IŞİD’e gittiği çıkarımının yapılamayacağını belirtti. Bozkır’a verilen cezanın diğerlerine verilen cezanın yarısından fazla olduğunu aktaran avukatı, “Cezalandırmaya konu tek eylem olması, örgüt suçlamasından beraat kararı verilmiş olduğu nazara alındığında sanığa fazla ceza verilmesine gereken bir durum söz konusu değildir” dedi.
Davada şu an tutuklu bulunmuyor.