Bakanlık mevzuatı takmamış: Seçim öncesi tarihi koya 'marina telaşı'

AYŞEGÜL KASAP

aysegulkasap@diken.com.tr

@aysegul_kasap

Muğla’nın koylarından Karacasöğüt’e marina inşası planlanıyor. Söz konusu proje kültürel ve tarihi mirası tehdit ediyor. Projeyi vakıf adı altında MUÇEV şirketi yapacak.

Koyda tarihi eserler tespit edildi. Tespitten sonra bölgenin 1’inci derece arkeolojik sit alanı tescil işlemlerini başlatıldı. Kanuna göre bölgenin korunması gerekiyor ama Çevre Şehircilik ve İklim Bakanlığı süreci devam ettirdi.

Çevre aktivistleri iki saat boyunca bakanlığa kanunu hatırlatmış ama sonuç alamamış: “Gücünü ve iradesini şirketlere teslim etmiş bir bakanlıkla kamu yararı, kültürel mirası koruma üzerine konuşacak bir şey kalmadığı için ÇED sürecinin durdurulması talebimizi içeren dilekçeyi vererek bakanlıktan ayrıldık.

Fotoğraf: MUÇEP

MUÇEV, valilik ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yüzde 50 ortaklıkla kurduğu bir şirket. Yönetimi sır gibi saklanıyor. CHP Muğla Milletvekili Mürsel Alban, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda “5’li çeteye bir şirket daha eklendi adı MUÇEV” diyerek şu ifadeleri kullanmıştı: “Bu kurumun adı ‘MUÇEV’ diye adlandırılmış bir limited şirket ama bu limited şirketi sanki kamu iştirakiymiş gibi Muğla ilinde, 14 koyu kendi bünyesine, bakanlığınızca doğrudan verilerek işletmeye almıştır.”

CHP’li Alban vakıf için aynı zamanda şöyle de demişti: “Bu MUÇEV, yerel yönetimlere alternatif olarak kurulmuş paralel bir yapı mıdır?”

Muğla Valiliği’nin bölgenin Bern, Barselona Sözleşmeleri ve eki olan Akdeniz’de Özel Korunma Alanlarının Korunmas’ına ait protokolle korunan bir Özel Çevre Koruma bölgesi olmasına rağmen ‘ÇED gerekli değildir’ raporu vermişti. Ama itirazlardan sonra bu rapor mahkeme kararıyla iptal edilmişti.

MUÇEV iptal kararından sonra ÇED sürecini başlatmıştı.

Bakanlık mevzuatı takmadı

Bölge halkı Karacasöğüt Koyu’nda canlı türlerinin durumu ve müsilaj varlığını tespit etmek için dalış yaptığında tarihi eser varlığını belgeledi.

Koyda tespit edilen tarihi eserlerden…

Durum dilekçeyle yetkililere bildirildi. Bodrum Sualtı Müzesi uzmanları tarihi eserleri yerinde inceledi. Eserlerin tescili ve bölgenin 1’inci derece arkeolojik sit alanı olarak ilan edilmesi için resmi süreci başlattılar.

Bir başka tarihi eser…

İlgili tüm kurumlar, 2863 sayılı kanunun madde 4, madde 5 ve madde 9’a göre bu aşamadan sonra söz konusu yerleri korumak zorunda.

Ama mevzuat bizzat Çevre Şehircilik ve İklim Bakanlığı tarafından ‘askıya alınmış’ oldu. Bakanlık 25 Nisan’da MUÇEV yat limanı için İnceleme Değerlendirme Komisyonu (İDK)yapacağını ilan etti.

Çevre aktivistleri bakanlığa kanunu hatırlattı

Çevre aktivistleri toplantının ÇED sürecini tescil işlemi sonuçlanıncaya kadar durdurmasını talep etti: “Ekoloji Birliği, Marmaris Kent Konseyi, MUÇEP ve Marmaris Ekolojik Mücadele Komitesi’ni temsilen dahil olduğumuz MUÇEV Marina Genişletme projesi İDK toplantısı başlamadan söz istedik. Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi’nin yazısını komisyona sunarak bu toplantının yapılmaması gerektiğini, yasaların bunu emrettiğini söyledik. Yaklaşık iki saat boyunca bu konuda ısrar ettik. Görüşme sırasında bizim sunduğumuz Bodrum Sualtı Müzesi’nin görüş yazısı yanında bakanlığa, Muğla Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’nün tarihi eserlerle bölgenin 1’inci derece arkeolojik sit alanı tescil işlemlerini başlattığını açıklayan kurum görüşünün ulaştığını da öğrendik.”

Bakanlık bu resmi belgelere rağmen iki gerekçeyle ÇED sürecini işleteceğini ifade etti. Gerekçeler şöyle;

1- Her iki evrakta süreci durdurun kelimesi yazmıyor

2- ÇED olumlu kararı herhangi bir şeye izin verme anlamı taşımaz

‘Bakanlık gücünü ve iradesini şirkete teslim etmiş’

Çevre aktivistleri bu gerekçeleri “Skandal” olarak niteledi, “Seçimden mal mı kaçırıyorsunuz, bu neyin acelesi” diye sordu ve şöyle devam etti: “Bakanlık yetkilileri kararlarının o kadar arkasında duramaz haldeydiler ki ‘İsterseniz firma size, tescil işlemi tamamlanıncaya kadar inşaat yapmayacağına dair noterden taahhüt versin’ teklifinde bulundular. Noteri garantör olarak gören, gücünü ve iradesini şirketlere teslim etmiş bir bakanlıkla kamu yararı, kültürel mirası koruma üzerine konuşacak bir şey kalmadığı için ÇED sürecinin durdurulması talebimizi içeren dilekçeyi vererek bakanlıktan ayrıldık.”

Talana ‘vakıf’ kılıfı: Tarihi koya marina