Ev içindeki kirli hava da öldürüyor

MESUDE ERŞAN

@mesudersan

mesudeersan@diken.com.tr

Saygın tıp dergilerinden The Lancet’in hava kirliliğiyle ilgili son araştırmasına göre, yılda 2 milyon 310 bin insan ev içi hava kirliliğinden ölüyor.

Fotoğraf: Reuters

Yılda ortalama 9 milyon insanın erken ölümünden hava kirliliği sorumlu. Başka bir deyişle, her altı ölümden birinin sebebi kirlilik. Hava kirliliği dendiğinde daha çok dış ortamı anlıyoruz. Ancak yaşamımızın büyük bölümünün geçtiği ev ve iş, okul, AVM gibi kapalı ortamların havası da kirli. Bunlar, hastalıklar için uygun zemin hazırlıyor.

30’dan fazla hava kirleticisi

Ev içindeki havayı kirleten başlıca faktörler arasında, ısınma ve yemek pişirme amaçlı kullanılan kömür, odun, gaz gibi fosil yakıtlar bulunuyor. Sigara, temizlikte kullanılan kimyasallar (içlerinde uçucu organik bileşikler, amonyak, beyazlatıcılar var), mobilya cilaları, halı temizleyiciler, böcek öldürücüler, mantarlar, virüsler, bakteriler, ev akarları, başka alerjenler ve dışarıdan giren kirli hava dahil 30’dan fazla kirletici bulunuyor.

Dünya Sağlık Örgütü, azot oksit, karbonmonoksit, radon, formaldehit, sigara dumanı, mineral lifleri ve kükürtdioksit gibi hava kirleticilerin kapalı ortamlardan uzaklaştırılması ya da azaltılmasının bazı solunum sistemi hastalıklarını, kanserleri, zehirlenmeleri azaltabileceğini söylüyor.

Yeni mobilya da havamızı bozuyor

Türk Toraks Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Bayram, “Kırsal bölgelerde, yemek ve ekmek pişirilirken tezekten samana kadar ne bulunursa yakılıyor. Kömür kullanımı çok yaygın. Dışarısı kirliyse, içeriye yansıyor. Bazen iç ortam kirliliği dış ortamdakinden geri kalmıyor” dedi.

Bayram’a göre yaygın kullanılan iç ortam spreyleri, koku gidericiler de hava kirleticilerinden. Çünkü içlerinde çeşitli kimyasallar var: “Yeni mobilyalar, halılar (boyaları, cilaları vs.) ortamın havasını kirletebiliyor. Sadece evlerde değil, diğer kapalı binaların da iç ortam havası kirli. Hatta bu binaların havası, ‘hasta bina’ sendromuna yol açabiliyor.”

Astım benzeri hastalık yapıyor

Hasta bina sendromu olarak adlandırılan bu durumdan, havalandırma sistemlerindeki yetersizliğin, binaların yapı malzemelerinden sızan kirleticilerin ve iç ortamlarda kullanılan malzemelerdeki kimyasalların sorumlu olduğu biliniyor. Bunların tümü zaten iç ortamın havasını kirletiyor. Kadın çalışanlar, erkeklere göre daha çok etkileniyor.

Bayram, “Hasta bina sendromu, astım benzeri tabloya yol açıyor. Astım hastalarında da atakları artırıyor. Camı açılmayan binalar ve AVM’lerde içeriden dışarıya açılan havalandırmanın olmaması, iç ortamda aynı havanın dolaştırılması zemin hazırlıyor” dedi.

Enerji tasarrufuyla başladı

Kapalı ortamlardaki hava kirliliği, 1970’li yılların başında yaşanan petrol kriziyle gündeme geldi. Enerjiden tasarruf etmek için binaların havalandırılmasından fedakarlık edildi. İzolasyonlar yapıldı, pencereler kapandı. Aynı yıllarda, doğal malzemelerin (ağaç, mermer, doğal lifler) yerini ortam havasına dağılabilen sunta, sentetik lifler ve plastikler (petrol türevleri) aldı. Derken binalara neredeyse her çalışan için bilgisayarlar girdi. Böylece hem sıcaklık hem de elektromanyetik radyasyon yükü arttı. Ortamdaki nem azaldı. Tüm bu faktörler bir araya gelerek hasta bina sendromu için uygun ortamı hazırladı.

Tepeden tırnağa etkiliyor

Hasta bina sendromunda ayrıca şu klinik tablolar görülüyor: Nedeni açıklanamayan öksürük, nefeste tıkanma, baş ağrısı, yorgunluk, konsantrasyon bozukluğu, gözlerde burun ve boğazda kuruma, baş dönmesi, mide bulantısı, cilt kuruluğu, kaşıntı, kaslarda, eklemlerde ve tüm vücutta ağrı, uyuşma, karıncalanma, kokulara duyarlılık, kişilik değişiklikleri, sinirlilik, ağlama krizleri, paranoya ya da depresyon benzeri psişik tablolar, sık bronşit, antibiyotiklere cevap vermeyen sık zatürre.

İç ortamın havasını temiz tutmak için:

  1. Havalandırması yeterli düzeyde yapılmalı,
  2. Sigara içilmemeli,
  3. Oda ısı ve nemi azaltılmalı (uygun aletlerle)
  4. Ev içinde şömine, odun sobası kullanılmamalı,
  5. Temizlik malzemeleri birbiriyle karıştırılmamalı,
  6. Kuru temizleme uygulanan giysiler birkaç saat dışarda havalandırılmalı,
  7. Toksik atıklar yerleşim alanlarından toplanmalı.