Aşırı sağın yükselişi sadece Avrupa kıtası ile sınırlı değil; Ukrayna savaşı öncesinde halkın onayı yüzde 60’lara yakın olan ABD Başkanı Biden’a destek yüzde 41’e kadar düşmüş durumda.
Bir önceki sağcı popülist Başkan Donald Trump’ın da yaklaşık iki yıllık sessizlikten sonra yine konuşmaya ve gündem olmaya başlaması da, Amerikan sağındaki bu yükselişle paralellik gösteriyor.
Dünya demokrasi liginde yer alan ülkelerde de durum farklı değil.
Türkiye’de de durum benzer; Mevcut iktidar, Rusya’nın Ukrayna’yı işgaliyle birlikte NATO ve Batı karşıtı söylemini bir tarafa bırakmış, Avrupa Birliği üyelik sürecine –yine yeniden- sarılmış bir görüntü çiziyor.
Türkiye’de 2023’te yapılacak seçimler de bir tarafta yer alan milliyetçi-muhafazakar Cumhur ittifakı ile, diğer taraftaki ise bir başka muhafazakar parti ile sosyal demokratların oluşturduğu Millet ittifakı arasında geçecek gibi. Millet ittifakının olası genişleme senaryolarında ise daha fazla muhafazakâr partinin ittifaka katılma olasılıkları sayılıyor.
CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun “helalleşme” söylemini bir de bu açıdan okumakta fayda var…