Nefret saldırısı mağduru LGBTİ'ler anlatıyor: 'İstenmeyen' olduğumu anladım

 

EFE SÖNMEZ

efesonmez@diken.com.tr

“Sürekli tedirginim”, “Otobüse binemez oldum”, “Gece tek başıma çıkamıyorum”“Etkisinden kurtulamadım”, “Hala rüyalarımda”“Olmadığım gibi davranıyorum…”

Bu ifadeler, cinsel yönelimleri nedeniyle farklı yer ve zamanlarda nefret saldırılarına maruz kalmış LGBTİ’lere ait.

Fotoğraflar: Reuters

Kaos Gey Lezbiyen Kültürel Araştırmalar ve Dayanışma Derneği (Kaos GL), geçen yıla ilişkin mağdurlar ve tanıklarla görüşülerek hazırladığı nefret suçları raporunu yayınladı.

Raporda bazı kriterlerle belirlenmiş 93 mağdur 24 tanık olmak üzere 117 katılımcıya anket verildi. Yalnızca 2017’yi kapsayan anket, 5 Nisan 2017-4 Ocak 2018 tarihlerinde yapıldı.

Raporda en çok dikkati çeken, nefret saldırılarının hedefindeki LGBTİ’lerin anlatımları oldu. Anlatımlar, nefret suçlarının, bu saldırıların mağdurlarının hayatlarını nasıl etkilediğine dair de önemli ipuçları verdi.

‘Hâlâ rüyalarıma giriyor’

Fiziksel şiddete maruz kalmış bir biseksüel erkek, saldırı sonrası kendisini uzunca bir süre kötü hissettiğini, sokakta her an tehditle karşılaşabileceği korkusuyla dolaştığını, bunun uykularını da kötü etkilediğini anlattı.

Cinsel ve fiziksel şiddet mağduru bir lezbiyen de sokağa çıkarken korktuğundan ve bir ilişki kuramadığından bahsetti: “Hâlâ rüyalarıma giriyor. Hâlâ bana tecavüz etmeye çalıştığını görüyorum. Bana zarar verilmesinden korkuyorum.”

‘O korkuyla yaşadım’

Fiziksel şiddete uğramış bir geyde de olay sonrası stres bozukluğu baş göstermiş. Gece kabus gördüğünü, bir süre de yalnız başına kalamadığını belirten mağdur, “Sürekli olaylar aklımda dönüyordu. Olayın üzerinden yaklaşık 1.5 ay geçti, daha henüz kendime gelip olayın psikolojik travmasını atlatmaya başladım” diyor.

Aynı durumdaki bir başka gey de benzer şeyler anlatıyor: “Bir daha kamusal alanda bir arkadaşımla herhangi bir yakınlaşma yaşayamadım. Olayın olduğu parka o geceden beri hiç gitmedim. Ara sıra güvenlik görevlisi ya da polis gördüğümde aynı şiddeti bana yaşatacağı korkusu yaşadım.”

Bir başka gey de önceleri yaşadığı yerden kaçmak istemiş ama farklı bir ‘tecrübe’de bulmuş kendini: “Başka yerlere gitmek istedim ve toplumda istenmeyen, öteki, azınlık olduğumu acı bir tecrübeyle deneyimledim.”

‘Uyuyamıyordum’

Sosyal medya üzerinden taciz edilen biseksüel bir kadın da olaydan sonra sürekli sakinleştirici kullanmak zorunda kalmış: “Hiç uyuyamıyordum ve sürekli ağlıyordum.” Sözlü saldırıya maruz kalan bir trans kadın da benzer şeyler anlattı.

Sözlü saldırı mağduru bir lezbiyen, insanlara karşı korku duymaya başlamış ve ‘daha açık’ olamamış: “Sürekli hetero gibi davranmak zorunda kaldım.”

Hakarete maruz kalan başka bir lezbiyen “Tedirginim” derken, bir trans “Yani daha yeni kendime geliyorum; olayın etkisinden çıkıyorum. Kolay kolay unutamam yine de” sözleriyle durumu özetledi.

‘Otobüse binemez oldum’

Fotoğraf: @ulas_ulascan

Fiziksel saldırı mağduru gey, insanlardan korkma hissinden bahsederken, diğer bir gey sözlü tacizin cinayete kadar gidebileceğini kaydetti.

Bir trans kadın “Artık geceleri yalnız dışarı çıkamıyorum” dedi. Sözlü saldırı mağduru lezbiyen de arkadaşlık ilişkilerinin yüzeysel olduğunu anladığını ifade etti.

Bir trans erkek, fiziksel saldırı sonrası ‘otobüse binemez olduğunu’ belirtirken bir gey iki gün dışarı çıkamadığını anlattı.

‘Arkadaşlarım destek çıktı’

Saldırılar, mağdurların iş hayatlarına ve okullarına da etki etti.

Sözlü saldırı ve mala zarar mağduru panseksüel kadın, olayın ardından okulda bulunmak istemediğini belirterek “Daha sonra etkisi azaldı çünkü bu tarz zorbalıkların fazla yaşandığını biliyordum ve arkadaşlarım çok destek çıktı” dedi.

Sözlü şiddet ve şiddet tehdidi mağduru bir lezbiyen, kendisinin takip ettirmek ve işten attırmakla tehdit edildiğini anlattı: “Uzun süre paranoya yaşadım.”

Sözlü saldırı mağduru bir gey “Çalıştığım yerden soğudum. Uğradığım haksızlığı ortaya koysam benim başım yanacak çünkü” sözleriyle düşüncelerini anlattı.

Sözlü saldırı mağduru bir lezbiyense şunları kaydetti: “Aşağılanmış hissettim. İstenmiyormuşum gibi hissettim. Cinsiyetimiz nedeniyle bu duyguyu yaşıyoruz zaten, yönelimim nedeniyle pekiştiğini hissettim. İşyerine ve yöneticilere olan güvenim sıfırlandı ama iş değiştiremem. Çaresizim.”

En çok saldırı sokakta

Raporda, nefret saldırılarına dair istatistiklere de yer verildi.

Nefret saldırısı vakası en çok İstanbul’da kayda geçti. Bu kenti Ankara, Eskişehir, İzmir ve Antalya takip etti.

Saldırıların 25’i sokak ve caddede gerçekleşirken, mekan olarak okul, ev, toplu taşıma araçları ve durakları ile kafe-restoranlar en çok vaka bildirilen alanlar oldu.

Yarısı fiziki saldırı

İstatistiklerde 100’e yakın hakaret ve sözlü saldırı yer alırken bunu fiziksel şiddet, şiddet tehdidi ve takip edilme izledi.

Nefret saldırılarının yarıya yakınını filli saldırılar oluştururken bunlardan 14’ü polise intikal etti, beşi mahkemelik oldu.

Nefret saldırılarına maruz kalanların üçte birinin gey olması dikkat çekti.

Çevredekiler sadece izlemiş

Rapordaki verilere göre, saldırıların görgü tanıklarının yarısı hiçbir şey yapmadan olayı izledi. Yalnızca yüzde 15’i mağdura destek verdi.

Saldırıların ardından mağdurların yüzde 21’i ‘travma sonrası stres bozukluğu, depresyon, anksiyete, öfke veya paranoyadan kaynaklı ciddi sorunların üstesinden gelmek üzere’ destek aldı.

Saldırıların yüzde 52’si sabah ve öğleden sonra, yüzde 48’i de akşam ve gece yaşandı. Mağdurların büyük kısmı 18-25 yaş arasındaki kişilerdi. Anketi dolduranların 28’i 13 yaş üstü çocuklardı. Bir kişi ise 6-12 yaş arasında.

Mağdurların yüzde 37’si polisin kendilerine ‘iyi davranmadığını’, diğer bir yüzde 37’si de standart davrandığını aktardı. ‘İlgisiz’ diyenlerin oranı da yüzde 21’i buldu.

Saldırı sonrası mağdurların 59’u işe yaramayacağı gerekçesiyle durumu polise bildirmemiş. Mağdurlara saldırı sonrası en büyük destekse arkadaşlardan gelmiş.