Herkesin aklı siyasette; yavaş yavaş öldüğümüzü görmüyoruz!

 

 

mert yildizMERT YILDIZ

mertyldz@gmail.com / @my2048

Gündemimize bakıyorum ve çıkardığım sonuç şu: Ekmek yok diye pasta resimlerine bakıp açlığımızı gideriyoruz.

Büyüme yüzde 2’lerde. Enflasyon yüzde 8’e yakın. İşsizlik çift hanelerde. Türk Lirası devamlı değer kaybediyor. Üretim durdu. Yatırım durdu. Ülke çapında elektrikler kesiliyor…

Ama bizim derdimiz hala paralelle mücadele ve milletvekili adayları! Hala yavaş yavaş öldüğümüzü görmüyoruz. En eğitimli kesim bile ekonomiyi değil siyaseti konuşuyor.

Hepimiz suçluyuz…

Suç öncelikle ana akım medyada. Neden bir akşam da şu siyaset programlarında ekonomi tartışılmaz?

İkinci suçlu biziz. Tartışılmaz çünkü ekonomi tartışılan programları kimse izlemez. Diyeceksiniz, bizim iki tane ekonomi kanalımız var; onlar ekonomi değil finans kanalı. Kaldı ki onları bile kimse izlemiyor. Siyasete ve milletvekili adaylarının profillerine harcadığımız vakti ekonomiyi anlamaya çalışarak geçirsek belki yavaşça öldüğümüzün farkına varıp halkın genelinde bir farkındalık yaratabiliriz.

Son olarak da siyasi partiler suçlu. İktidar partisi oy kaybetmemek için halkın ilgisini başka yere çekmeye çalışıyor. Muhalefet partileri ise bir türlü gündemi ekonomiye getiremiyor.

Vekil adaylarını tartışsak ne olacak?

Bu bir genel seçim. Ülkemizde genel seçimi aday değil, parti ve lider kazanır. Kanıt: Kaçımız mecliste bizi temsil eden milletvekilinin adını söyleyebiliriz? Muhtemelen çok ama çok az. Yerel seçim farklı. Hepimiz il ve hatta ilçe başkanlarının ismini biliriz ama genel seçimde adayın önemi yoktur. Aday sıralamasına harcanan zaman ve para adaya etki eder, seçimin sonucuna değil.

İlle vekil adaylarına bakacaksak

Ekonomiye verilen önemi partilerin milletvekili aday tercihlerinde bile görebilirsiniz. En büyük üç partide 500 küsür aday arasında ekonomist sayısı en fazla olan CHP, orada bile bu sayı topu topu 15.

Milletvekillerinin çoğu ya ne olduğu belirsiz işler yapıyor (‘serbest’ meslek) ya da avukat. Avukatlara bir garezim yok, sadece mecliste dengesiz bir temsiliyet olduğunu düşünüyorum.

Bu seçimdeki vekil tercihlerinde bir göze çarpan eğilim partiler arasında ekonomiye verilen önemdeki değişim. AKP’de adaylar artık sadece Erdoğan’a yakınlık kriteri üzerinden değerlendirlirken ekonomi arka planda kalıyor.

CHP ve MHP ise ekonominin önemini bir nebze anlamış durumda. Eskiye göre ekonomist sayısı sabit kalmış olsa da ekonomistlerin sıralamadaki yerleri yükselmiş.

Ekonomiye ilgisizlik bize özgü bir şey

Mayıs ayında İngiltere’de seçim var ve konuşulan tek konu ekonomi. AB üyeliğine devam edilip edilmeyeceği de tartışılıyor ama eninde sonunda o bile ekonomiye bağlanıyor. Bu, İngiltere. Kişi başına düşen gelir bizim üç katımızdan fazla.

Diğer Kuzey Avrupa ülkelerine bakıyorsunuz, ekonomi pek konuşulmuyor. Çünkü bu ülkeler ekonomi politikalarına yıllar önce karar vermiş, 30 yıllık planlar hazırlamışlar bile. Sağcı da gelse solcu da gelse bu politikalara pek karışamıyor, sadece uyguluyor.

Bizde neden böyle?

En başta eğitimde bir sorun var. Gelişmiş ülkelerde ekonomi eğitimi lisede başlıyor. Bizde seçici olarak üniversitede. Üniversitedeki ekonomi eğitimi vasat. Zaten ekonomi bölümünü bitiren pazarlama müdürü olmak için mühendislerle yarışıyor.

Finans sektörü halen geri kalmış olduğu için ekonomi okuyan öğrenciye kendi dalında bile talep yok. Reel sektör ise analitik çalışmadığı için ekonomistin yetisini önemsemiyor. Biz de işletme gibi bir bilim dalı olmayan konuda alınan derece, ekonomiden üstün olarak görülüyor.

Medya da sorumlu bu durumdan. Halkın görüşlerine öncülük edeceğine, halkın isteyeceği konular üzerine program yapılıyor. Medyada çalışan çoğu kişinin ekonomi konuşma yetisi yok.

Son olarak biz ekonomistler sorumluyuz. Hep bu bir ilimdir diyip bir türlü halkın anlıyacağı dilden konuşmadığımız için. Halka neden ekonomiyi takip etmesi gerektiğini anlatamadığımız için.

Meclis’te normalleşme

Cumhuriyet’in ilk kurulduğu dönemde Meclis’te ordu aşırı temsil ediliyordu. Sonrasında bürokrasi. Şimdi de ‘serbest’ler. Türkiye küresel değer zincirinde yükseldikçe Meclis’in meslek kompozisyonunda bir değişim olacaktır. Bunun olması içinse hepimizin ekonomiyle daha fazla ilgilenmesi gerekiyor.