9 Eylül 1999 ile 30 Nisan 2008 tarihleri arasında ilk defa 4/a (SSK) kapsamında sigortalı olanlar açısından iki temel emeklilik seçeneği bulunuyor.
-Birincisi; kadınlarda 58, erkeklerde 60 yaş ve 7 bin prim günü.
-İkincisi ise; kadınlarda 58, erkeklerde 60 yaş, 25 yıllık sigortalılık süresi ve en az 4.500 prim günü. Dolayısıyla 4 bin 500 gün seçeneğinde yalnızca yaş ve prim günü yeterli değil; 25 yıllık sigortalılık süresinin de tamamlanması gerekiyor.
Buradaki kritik soru şu: 4 bin 500 günü tamamlayan ve 25 yıllık sigortalılık süresi ile yaşını bekleyen bir kişi, sırf emekli aylığını artırmak amacıyla 7 bin güne kadar çalışmalı mı?
Her zaman değil. Çünkü 4 bin 500 gün ile 7 bin gün arasındaki 2 bin 500 günlük ilave çalışma, emekli aylığını otomatik olarak yükseltmez.
Emekli aylığının hesabında yalnızca prim gün sayısına bakılmıyor. Primlerin hangi prime esas kazanç üzerinden ödendiği de son derece önemli. 2026 yılında aylık prime esas kazancın alt sınırı 33 bin 30 TL, üst sınırı ise bunun dokuz katı olan 297 bin 270 TL. Dolayısıyla 4 bin 500 günü bulunan iki kişinin geçmiş hizmetleri ve bugünkü hesaplanan emekli aylıkları aynı olsa bile, bundan sonraki çalışmalarının emekli aylığına etkisi tamamen farklı olabilir. Bir kişi 7 bin güne kadar asgari ücret seviyesinden çalışırken, diğeri yüksek prime esas kazanç üzerinden çalışıyorsa aynı 2 bin 500 ilave gün iki kişide aynı sonucu doğurmaz.
Asgari ücret ve buna yakın prime esas kazanç üzerinden prim ödenmeye devam edilmesi, özellikle geçmiş yıllarda yüksek kazançlardan primi bulunan kişilerin ortalama kazançlarını aşağı çekerek hesaplanan kök aylığın düşmesine yol açabilir.
Buna karşılık prime esas kazancı asgari ücretin yaklaşık 2,5 katının üzerine çıkanlarda ilave çalışma aylığı yukarı taşımaya başlar. Kazanç yükseldikçe olumlu etki de büyür.
En yüksek etki ise doğal olarak prime esas kazanç tavanından prim ödeyenlerde görülür.