Murat Çakır: Fransa gençliği, otoriter burjuva devletinin ne anlama geldiğini pratik derslerle öğreniyor 

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Bugünlerde dijital medyada yayınlanan isyan resimleri egemen sınıfları çılgına döndürüyor. Arjantin, Arnavutluk, Belçika, Brezilya, Fransa, İspanya ve İtalya sokakları protesto eylemleriyle şenlenirken, burjuva medyası ağzından salyalar akıtarak eylemcileri karalamaya, lağım kokulu nefesiyle çoğunluk toplumlarının zihnini zehirlemeye çalışıyor.

Özellikle Almanya’daki egemen siyasetin ve sermayenin borazanlığı görevini üstlenen burjuva medyasının kin dolu söylemi artık öylesine bir raddeye geldi ki, bunların nefes kokusunun yanında tarladaki gübre kokusu gül kokusuna benzer oldu.

Verili koşullara isyan eden Fransa gençliği, aynı dünyanın diğer coğrafyalarında olduğu gibi, kriz ve militarist dönüşüm dönemlerinde otoriter burjuva devletinin tam olarak ne anlama geldiğini polis coplarının verdiği hızlandırılmış pratik derslerle öğreniyorlar. Gene de geri adım atmıyorlar ve birlikte mücadelenin ne denli güçlü olabileceğini, gene hızlandırılmış derslerle öğrenmekteler.

Almanya’da yaşayan bizler ise isyan eden gençlere, işçilerin sınıf mücadelesine katılmasına gıpta ile bakarken, gözlerimiz arayışta. Polisin önüne geçerek eylemcileri koruyan siyasetçileri, gençlerin ve emeklilerin, çalışan sınıfların ve yoksulların taleplerine tercüman olabilecek, demokratik ve sosyal haklar ile ücretlere yönelik saldırılara, yukarıdan dayatılan sınıf savaşına, militarizme ve yayılmacılığa karşı Almanya’da kıpırdanmaya başlayan direniş potansiyelini siyaseten ileriye taşıyabilecek bir öncü güç arıyor gözlerimiz.

Murat Çakır’ın yazısı