MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli “Fon soruşturmasına ilişkin gelişmelerden organize bir şekilde harama el uzatıldığı anlaşılmaktadır” dedi.

Bahçeli partisinin Meclis’teki grup toplantısında fon soruşturmasıyla ilgili TRT Haber’in aktardığına göre şunları söyledi:
* Fon soruşturmasına ilişkin gelişmelerden Türkiye ekonomisinin istikrarını hedef alan bir kanunsuzlukla piyasa bozucu işlem, manipülasyon, dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanmak suretiyle organize bir şekilde harama el uzatıldığı anlaşılmaktadır. Milletimizin helal tasarrufuna göz dikenlere hukuk zemininde en güçlü yaptırımlar kuşkusuz uygulanacaktır.
* Nitekim suçluların açığa çıkarılması, mağduriyetin giderilmesi yönünde atılan önemli adımlardan konuya ilişkin yasal düzenlemenin Meclis Genel Kurulu gündeminde bulunmasından ve meselenin tüm boyutlarıyla aydınlatılarak sorumluların hesap vermesini sağlayacak güçlü siyasi iradenin ortaya konulmasından memnuniyet duyduğumuzu belirtmek istiyorum.
* Daha önce de vurguladığım gibi, bunlar bir arınma, aklanma ve altında yatan nedenlere eğilme fırsatı olarak değerlendirilmelidir. Adalet, suçluyu cezalandırmak yanında masumu korumak, mağdurun hakkını gözetmektir. Cumhurbaşkanımızın (Tayyip Erdoğan) isabetle fahiş kazancın bedelinin ödetileceği ve devletin kimseyi mağdur etmeyeceğini söylemesi adaletin tecellisine olan güveni arttırmıştır.
‘Türkiye ekonomisi sağlam temeller üzerindedir’
* Milletimiz emin olsun; bazı sorunlarımız olsa da Türkiye ekonomisi sağlam temeller üzerindedir. Partimiz milletimizin hak ve hukukunu savunurken adaletli bir gelir dağılımını mümkün kılacak adımların da takipçisi olacak, dar gelirli vatandaşlarımızın beklentilerinin karşılanması için gerekli hamleler mutlaka yapılacaktır.
* 3 Ekim 2026 tarihli yazılı açıklamada ifade ettiğim gibi; cümle halkın emek ve alın terinin hülasası olan devlet mülkünü omuzlarda taşımak büyük bir sorumluluktur. Devlet mülküne tasallut edenin adaletle terbiyesi ise devlet ahlakındadır.
* İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden (İBB) başlayarak birçok belediyeye yayılan ihale, imar, ruhsat, taşınmaz, iştirak, personel ve kamu harcamaları gibi alanlarda oluşan her türlü çıkar ilişkisi, ceza hukukunu ilgilendiren problem olmanın yanında bir ahlak yoksunluğudur.
* Yargılama süreçleri devam ederken siyasi polemiklerle suni gündem oluşturmak yerine yöneltilen iddialara hukuki zeminde cevap vermek ilgililerin hayrına olacaktır. Mahkemeler siyasi gösterilerin değil, savunma hakkının esas alındığı yerlerdir. Milletimiz gelişmeleri yakından takip etmekte ve adaletin bir an evvel tecellisini beklemektedir.
‘Özgür basının demokratik toplumların vazgeçilmez unsurlarından bir olduğuna inanıyoruz’
* Soruşturmalar kapsamındaki bir başka konu da basın özgürlüğü tartışmalarına yöneliktir. Özgür basının demokratik toplumların vazgeçilmez unsurlarından biri olduğuna, medyanın kamuoyunu bilgilendirme görevini özgürce yerine getirmesi gerektiğine inanıyoruz. Bununla beraber özgürlük kadar sorumluluğun, reyting kadar da hukukun kıymetli olduğunu düşünüyoruz.
* Basın özgürlüğü, suç işleme özgürlüğü değildir, olmamalıdır. Nitekim medya kuruluşları da diğer bütün kurumlar gibi hukuk karşısında sorumluluk taşımaktadır. Asıl olan basın özgürlüğünü savunurken hukuka aykırı eylemlere göz yuman bir hukuksuzluğa düşmemektir. Çünkü basın özgürlüğü demokrasinin güvencesiyse, hukuka bağlılık ve etik sorumluluk da bu özgürlüğün temel dayanaklarıdır.
Fon soruşturması
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) 17 Eylül’de yedi portföy yönetim şirketine ait 131 yatırım fonu için tasfiye kararı aldı. Fonların bazıları temerrüde (borcu ödeyememe durumu) düştü.
Alım-satıma kapatılan fonlar, TERA, PUSULA, HEDEF, ATLAS, A1, PARDUS ve BULLS PORTFÖY şirketlerine ait. İş Bankası ve Ziraat Bankası’nın yürüteceği tasfiye süreci altı ay sürecek.
İstanbul başsavcılığının soruşturmasında şirket ve portföy yöneticileri, eski Merkez Bankası başkan yardımcısı dahil 85 kişi tutuklu.
26 Eylül’de eski aile bakanı ve AKP genel başkan yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya’nın bir fon üzerinden 21 kat, eşinin sekiz kat kar ettiği, çiftin ay başında toplam 2 milyar 170 milyon lira çektiği öne sürüldü. Kaya suçlamaları yanıtsız bırakıp görevlerinden istifa etmekle yetindi. 29 Eylül’de İstanbul başsavcılığı, Kaya ve eşi İlyas Kaya’nın mal varlıklarının dondurulmasına ilişkin ilgili tüm kurumlara müzekkere yazdı.
6 Ekim’de Anadolu Ajansı’nın (AA) haberine göre Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya, fon kazancının iadesi için başvurdu. İstanbul başsavcılığı, iadeye izin verilmesi için bankalara yazı yazdı.
Fon soruşturmasında adı geçen Adil Katılım Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Emre Ballı’ysa 6 Ekim’de aracında ölü bulundu. Balcı ve AKP’li Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı dahil 30 kişinin mal varlığına 30 Eylül’de tedbir kararı getirildi, daha sonra bu karar 1 Ekim’de kaldırıldı.
7 Ekim’de AKP Grup Başkanı Abdullah Güler soruşturma için Meclis’te komisyon kurulmasını gereksiz bulduğunu duyurdu: “Fon soruşturmasına ilişkin TBMM’de araştırma komisyonu kurulmasına şimdilik gerek yok, yargı çalışıyor.”
8 Ekim’de Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 43 bin fon katılımcısının parasının bankalara transfer edildiğini, 9 Ekim’deyse Adalet Bakanı Akın Gürlek 187 milyar liralık haksız fon kazancı tespit edildiğini açıkladı.
13 Ekim’de Cumhurbaşkanlığı’na bağlı İletişim Başkanlığı A1, Bulls ve Pardus şirketlerinin geriye kalan 49 fonu kapsamında, toplam 34,1 milyar liranın tasfiye sürecinin bu hafta sonuna kadar tamamlanacağını bildirdi.
14 Ekim’deyse Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, İstanbul Başsavcılığının talebi üzerine yapılan ön inceleme sonucu, eski SPK başkanı İbrahim Ömer Gönül hakkında soruşturma izni verdi.
Dün (19 Ekim) Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Çelik emekliliğini isterken SPK Başkanı Mahmut Sütcü ‘sağlık sorunları’ gerekçesiyle istifasını sundu.