Fon vurgunuyla ilgili olarak şimdiye kadar iki konu üstünde duruldu. Bunlardan biri bu vurgundan iktidar içinde kimlerin çıkar sağladığı ve fona para kaptıran tasarruf sahibinin zararının nasıl giderileceği.
Bunların ilkine, yani konunun siyasi boyutuna çok daha fazla ağırlık verildi. Bu fon vurgunundan iktidar içinde kimler çıkar sağlamıştı, bu konu üstünde duruldu. Bir isim kesin olarak çıktı ortaya zaten; Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi.
Aslında onlar da fon değil, fon bünyesindeki bir hisse senedinde işlem yapmıştı. Hisse senedi alıp satmak suç değildi, çok kâr etmek de suç değildi; öyleyse Kaya ailesi elde ettiği kazancı niye iade etti? Gerekçe “vicdani rahatsızlık” olarak dile getirildi. İnsanın vicdanını rahatlatmak için “bileğinin hakkıyla kazandığı” 2 milyar lirayı iade etmesi de ilginç doğrusu!
Günlerdir bu konu üstünde duruldu, hâlâ da duruluyor ve başka isimler de gündeme geliyor.
Bu vurgundan kimlerin çıkar sağladığı kadar, bu çıkarın elde edilmesine bir anlamda göz yumanların da varsa ortaya çıkarılmasına odaklanmak gerekmez mi?
“Bu vurgun nasıl oldu” sorusu ikinci planda kaldı gibi.
Ama o soru pek açıklığa kavuşacak gibi görünmüyor.
Çünkü o zaman ortaya “Ben yanarsam herkes yanar”cılar çıkabilir!