Hükümet yetkilileri, HDP’yi ve Kürt hareketini eleştirirken, kendi yanlış tutumunun, en azından yanlış mesajlarının (örneğin tezkere gerekçesinin, siyasilerin asayişçi açıklamalarının), görmezden gelmezliğin nasıl kullanılabileceğini, nelere yol açabileceğini de görmelidir.
Son birkaç gündür sıkça sarfedilen ‘şiddete meydan vermeyiz’ sözleri teskin edici olmayan ve bu konuda doğrudan karşılığı bulunmayan sözlerdir. PKK’yı suçlamak bir yere kadar anlamlıdır, zira bir yerden sonra bu zemini hazırlayan siyasi hatalardır.
Ve bu hatalar hala giderilmeyi bekliyorlar. Türkiye örgüte gözlerini dikmek kadar, kendi toplumunu, kendi Kürtlerini ve onların duygularını muhatap almalıdır. Türkiye yanı başındaki Kürt komşularının yardımına daha etkili koşmalıdır. Bu iki husus kesişir.