Bunca yıl sosyal demokrat parti olduğu iddiasıyla muhalefette kalıp da, iktidar olamamış bir ikinci partiye Avrupa demokrasilerinde rastlamak mümkün değil.
CHP kafası karışık bir parti.
Ya da kafası karışıklar partisi…
Bir söylediği, bir söylediğini tutmuyor.
Bir gün çok yerinde bir çıkış yapıyor, ertesi gün de tam tersini…
Bu nedenle de olmuyor.
Seçim başarısızlıkları birbirini izleyip gidiyor.
CHP tarihiyle yüzleşmezse…
Ne yapmalı?..
Tarhan Erdem’in dediği gibi yıkıp yeniden kurmak mı?
Yoksa kendi kaderine mi bırakmak?
Sözü uzatmak gerekmiyor.
Demin de belirttiğim gibi:
CHP eğer ‘1930’lar’la, ‘Kemalist milliyetçilik’le, kendi tarihiyle, Avrupa’da birçok sosyal demokrat ve sosyalist partinin yaptığı gibi, doğru dürüst yüzleşemez ve hesaplaşamazsa…
Cumhuriyet’in kuruluşundan bu yana Türkiye’yi paçalarından tutup çeken Kürt sorunu gibi, asker-siyaset meselesi gibi, laiklik, din-devlet gibi temel konularda kafa karışıklığından kurtulamazsa…
O zaman, CHP için bundan sonra da her seçim hüsran olur gider.
Hep aynı şeyleri yapıp her seferinde farklı bir sonuç beklemenin hayal kırıklıklarıyla küçüldükçe küçülür, güdükleşir.
Bu durumda, demokrasi ve hukuku çiğneyerek tek adamlık yürüyüşüne devam edecek olan Tayyip Erdoğan’a demokratik alternatif yine muhafazakâr, merkez sağ dünyanın kendi içinden beklenir, CHP’den değil.