Aslında Selahattin Demirtaş, çatı partilerinin her türlü bahane ve mazeretini tek başına geçersiz kıldı. İhsanoğlu’nun aksine siyaset yaptı; yine onun aksine AKP ve Erdoğan’ı doğrudan eleştirdi ve tabii ki İhsanoğlu gibi statükoyu korumayı değil tamamen değiştirmeyi vaat etti. Tabii bütün bunları, arkasına sayısı ve niteliği her geçen gün artan bir kitle desteğini ve parti örgütünü alarak yaptı. Bu açıdan bakıldığında Erdoğan’ın gerçek ve belki de tek rakibi Demirtaş’tı.
Yine Demirtaş’la, bütün hukuksuzluk, adaletsizlik ve eşitsizliklere rağmen doğru sözlerin doğru insanlar tarafından söylenmesi halinde bunun seçmen tarafından muhakkak kabul gördüğü de bir kez daha kanıtlanmış oldu.