Çok özneli bir gaflete tanık oluyoruz. Hızla birkaç not düşelim:
1) Sünni Araplar kendi devletlerine kavuşsalar bile huzura kavuşamayabilirler. IŞİD’in empoze edeceği yaşam biçimi toplumun tümü tarafından kabulü mümkün görünmüyor. IŞİD ve diğer gruplar arasındaki iktidar mücadeleleri yeni tür bir iç savaşa yol açabilir.
2) Hemen yanıbaşında bir “İslam devleti” ilan edilmesi muhtemel Kürdistan devleti için, kendi bünyesindeki İslamcı potansiyel nedeniyle, önde gelen stratejik tehdit olacaktır.
3) Usame bin Ladin’in en büyük hayallerinden biri Suudi Arabistan’daki rejimi devirmekti. İran’ı dengelemek için, bin Ladin’in takipçilerinin önünü açan Körfez ülkeleri kısa süre içinde düşmanlarının düşmanının hiç de dost değil, tam tersine düşman olduğunu görebilirler.
4) Benzer bir şey Türkiye için de geçerli. El Kaide’nin en büyük açmazı, hedeflerinin gerçekleşemeyecek kadar iddialı olmasıydı. Eğer Irak ve Suriye’de, bin Ladin’in takipçileri bir şekilde devletleşip kurumsallaşırlarsa, daha önce yazdığımız gibi gözlerini muhakkak, “esas büyük lokma”ya, (http://rusencakir.com/El-Kaide-icin-esas-buyuk-lokma-Turkiye/2689) yani Türkiye’ye dikeceklerdir.