Mısır’da yapılan kalleşlikler için göz yaşı dökenlerin, Irak’ta insanlığa karşı en ağır suçlar işlenirken çıtları çıkmıyor.
Bu gözü dönmüş canilere katil diyemedikleri gibi, vatandaşlarımızın rehin alınmasını da aynı şekilde hafif sözlerle geçiştiriyorlar. Tankla, topla ve yüzlerce silahlı adamıyla Konsolosluğun kapısına dayanan bu çetenin Musul’daki önemli stratejik hedeflerinden birisinin Türkiye konsolosluğu olduğunu da görmek istemiyorlar.
İşlerini hızla halletmek için mafyayla işbirliği yapan işadamının hikayesindeki gibi Türkiye’nin başına gelenler. Suriye’de çabucak sonuca ulaşılsın diye “kolaylıklar” sağlanan ama sonradan iplerin koparılmaya çalışıldığı “cihatçılar”, silahlarını Türkiye’ye doğrultuyorlar.
Dini milliyetçilik nedeniyle, ne evlatlarının rehin alındığını ne de şuracıkta yapılan katliamı görebiliyorlar. Vicdanlarını kaybettiklerini, basiretlerinin bağlandığını, akıllarının rehin alındığını ilan ediyorlar koca koca puntolarla…