Instagram’a giriyorsunuz… “Amerika vizenizi alalım”, “Schengen randevunuzu öne çekelim”, “FIFA PASS ile süreci hızlandıralım” diyen ilanların yer aldığı hesaplar her yerde. İlk bakışta bunun dolandırıcılık olduğunu düşünüyorsunuz. Ama arıyorsunuz, konuşuyorsunuz ve dediklerini yapıyorlar.
Peki nasıl? Vizelere talep artmış, kapasite aynı kalmış. Böyle olunca randevu sistemi kilitleniyor. Tam burada “bot” denilen otomatik arama sistemleri devreye giriyor.
Normal vatandaş günlerce randevu kovalamaya çalışırken bu sistemi kullananlar açılan randevuyu anında yakalıyor. Sonra dönüp size “200 euro ver, 500 euro ver, sana randevu bulalım” diyorlar. Yani sizin hakkınız olan randevu size satılıyor.
Dün işi biraz ileri götürdüm. Vize aracı kurumlarının yoğun olduğu bir AVM’ye gittim. Bekleyenlerle konuştum. Çıkanlara kulak verdim. Kimi aylarca beklemiş, kimi yüksek paralar verip tarihi öne çekmiş. Sistem, insanların zamanını ve umudunu yöneten bir piyasa hâline gelmiş. Konsolosluklar sessiz, aracı kurumlar sessiz ama sahada konuşulanlar duyuluyor. Eğer bir sistem otomatik sistemlerle aşılabiliyorsa, o sistem korunamıyordur. Bu da ciddi bir güvenlik açığıdır.