Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan “Rahat yataklarımızda, sıcacık koltuklarımızda etliye sütlüye karışmadan günümüzü gün edebilirdik” dedi.

AKP Genel Başkanı Erdoğan, partisinin Meclis’teki grup toplantısında ‘Terörsüz Türkiye’ süreciyle ilgili PKK’nın tasfiyesini hızlandıracak farklı modaliteler üzerinde çalışıldığını duyurdu.
“En büyük eserlerimizden biri olarak gördüğümüz ‘Terörsüz Türkiye’ sürecimizi ortak akılla sağduyuyla samimiyetle menziline ulaştırmakta kararlıyız” diyen 72 yaşındaki siyasetçinin söylediklerinden öne çıkanlar TRT Haber’in aktardığına göre şöyle:
* Gençleri hafife alan, gençlere sırtını dönen bir hareketin başarı şansı yoktur. Gençlerin omuz vermediği bir mücadele zafere ulaşamaz, kalıcı olamaz.
* Çamlıca Camii’nde hafızlık icazet merasimine katıldığımız çocuklarımız gibi, AMATEM’lerde bağımlılık tedavisi gören yavrularımıza da şefkatle yaklaştık.
‘Gençlerimiz yargılanmadan önce dinlenmeyi bekliyor’
* Burada bir gerçeği tüm teşkilatıma tekrar hatırlatmakta fayda görüyorum: Dün olduğu gibi bugün de gençlerimiz yargılanmadan önce dinlenmeyi, yaftalanmadan önce anlaşılmayı bekliyor.
* Gençlerimiz büyüklerinin sadece ders vermesini değil, kendilerine değer vermesini de istiyor. Biz işte bunu yapmanın derdindeyiz. Önyargısız bir şekilde, açık bir kalp ve açık bir zihinle gençlerimizi anlamaya, onların ruh dünyalarının derinliklerine inmeye çalışıyoruz.
‘Sizlerle biraz dertleşmek istiyorum’
* Aziz dava arkadaşlarım… Bugün sizlerle biraz dertleşmek, kalbimle kelamım arasına perde koymadan açık yüreklilikle konuşmak istiyorum.
* Daha kurulduğumuz andan itibaren partimizi saf dışı bırakmak, hükümetimizi yıkmak için darbe senaryoları yazıldı. İktidarımızın henüz beşinci yılında partimize kapatma davası açıldı.
* Muhtıralar gördük, sokak hareketleri gördük. Yargı darbelerine, silahlı darbe girişimlerine, terör saldırılarına maruz kaldık.
‘Neydi derdimiz?’
* Neydi derdimiz? Boyun eğebilirdik, teslim olabilirdik, uyum sağlayabilirdik, suyuna gidebilirdik.
* “Ağamsın, paşamsın” diyebilirdik. Rahat yataklarımızda, sıcacık koltuklarımızda etliye sütlüye karışmadan günümüzü gün edebilirdik.
* Bizden önceki pek çok hükümetin yaptığı gibi biz de rahatımızı bozmaz, riske girmez, idare-i maslahatla işi götürebilirdik. Ama biz bunu yapmadık. Biz yollara düştük, biz bir hayalin peşinde koştuk.
* Biz aşk ile millet davasına boynumuzu uzattık. Çünkü biz şunu biliyorduk… Tarihe bir borcumuz var. Ecdada, şehitlerimize bir borcumuz var. Ümmete bir borcumuz var. Mazlumlara, yolda kalmışlara, yoksullara, aziz milletimize, aziz memleketimize bir borcumuz var.