Doruk Madencilik işçilerinin Eskişehir’den yürüyerek geldikleri Ankara’da Bağımsız Maden İş sendikası öncülüğünde yürüttükleri direniş, kazanımla sonuçlandı.
Madencilerin direnişi, Türkiye’de üstü örtülen birçok gerçeği de açığa vurdu. Hükümetle sıkı bağları olan Yıldızlar Holding gibi sermaye gruplarının, madencilerin ücretlerini ödemeyerek zenginleşmesi bunun en çarpıcı örneğiydi.
Toprak ağaları köylüleri borç vererek köleleştirirdi. Maden ağaları ise işçileri, alacaklarını ödemeyerek köleleştiriyor.
Doruk Madencilik işçileri işte bu çarka çomak soktular. Ama, bir çiçekle bahar gelmiyor. Maden köleliği Anadolu’nun her köşesine yayılıyor. Akbelen’de de yapılmak istenen farklı değil.
Arkalarında sarayın güçlü desteği ve saray vakıflarına yaptıkları yüklü bağışlarla maden ağaları tarımı bitirmeye, doğayı katletmeye ve işçileri ücretsiz sömürmeye her yerde devam ediyorlar.
İşte Ankara’yı mesken tutan madenciler bu devasa sosyal sorunu tüm ülkenin gündemine taşıdılar. Kimseye “bilmiyordum” deme şansını bırakmadılar. Şimdi artık herkes biliyor. Bakalım, madenlerde aynı kölelik düzeni sürgit devam edecek mi?