Ankara’nın vadiler ve dereler sistemi bu kentin yaşam damarlarıdır: Dikmen Vadisi, İmrahor Vadisi, Portakal Çiçeği Vadisi, Çubuk Çayı Vadisi, Zir Vadisi, Hatip Çayı Vadisi, Nenek Vadisi, Kalaba Vadisi, Büyükesat Vadisi…
İşte bu zincirin en nadide halkalarından biri olan Kıbrıs Vadisi, Ankara’nın yaz sıcağında asfaltın alazı yüzünüze vururken, yalnızca yirmi kilometre ötede zamanın akışına ve kentin gürültüsüne direnen saklı bir vahadır.
Elmadağ’ın yamaçlarından doğup güneydoğudan kuzeybatıya doğru derin bir kanyon halinde yarılan bu görkemli coğrafya; binlerce yıldır suyla ve kayayla yoldaşlık etmiş, kendi kadim türküsünü fısıldayan bir doğa mucizesi, beş kilometre uzunluğunda bir kalıntı ormanıdır. Karşılaştığınız anda nutkunuz tutulur. İçine girdiğinizde ise büyülenirsiniz.
Ancak bu eşsiz ekosistem taş ocakları ve koruma statüsü değişiklikleriyle yok edilme tehdidi altında.
17 Aralık 2020 tarihinde Kıbrıs Vadisi Doğal Sit Alanı’nın koruma statüsü değiştirilerek alanın bir bölümü “Nitelikli Doğal Koruma Alanı”, bir bölümü ise “Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı” ilan edildi.
Kâğıt üzerinde teknik görünen bu değişiklik, gerçekte vadinin geleceğine dönük büyük bir kırılmaydı. Çünkü bu statü değişikliği, yapılaşmanın, turizm tesislerinin, entegre kullanımların ve yeni müdahalelerin önünü açabilecek bir kapı anlamına geliyordu.