Türkiye demokrasisinde siyasetçilerin halktan uzaklaşmaması mümkün mü?
Dört-beş yılda bir yurttaşın önüne bir sandık konulur, seçmen hemen hiç tanımadığı ve büyük ölçüde genel merkezler tarafından belirlenen isimlerin olduğu listelere oy verir, birileri seçilir, o birileri parti genel başkanlarının sözünden çıkmaz ya da çıkamaz, muhtemelen çoğunun böyle bir derdi hiç olmaz, bir sonraki seçime dek milyonlarca insan üç-beş kişinin iki dudağı arasına bakar, seçim yaklaşınca yönetenlerce bazı ‘hoşluklar’ yapılır, biraz gönül alınır, gülümser ifadeli bıyıklı erkekler ‘bizi ihmal ettiklerini, ancak aslında ne kadar çok sevdiklerini’ söyler, bir kez daha sandığa gidilir ve yine tanımadığımız birileri yaşamımıza ilişkin en hayati kararları bizlere hiç danışmadan alabilsin diye, oy verilir.
WordPress sitenizde gömmek için bu adresi kopyalayıp yapıştırın
Bu kodu sitenize gömmek için kopyalayıp yapıştırın