Müftülüğün İstanbul'un ilk botanik bahçesini nasıl yuttuğunun hikayesidir

Yaşadığımız kentler beton deryasına dönmüşken İstanbul’un göbeğinde kurulu, endemik türlerin bulunduğu, öğrencilerin eğitim ve öğretim gördüğü botanik bahçesi neden kurutulur? Yoksa Diyanet ve müftülük yaratılanı yaratandan ötürü de mi sevmiyor?