İletişim Başkanı Fahrettin Altun, gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın öldürülmesiyle ilgili Suudi Arabistan yargısının aldığı karara ilişkin, “Cinayetle ilgili tüm deliller ortadayken infaz sürecinin sembolik bir yargılamayla halının altına süpürülmesi kabul edilemez. Tüm dünyanın gözünün önünde bedeni paramparça edilerek öldürülen bir gazetecinin faillerinin aklanmasına şahit oluyoruz” dedi.
ABD’de yayınlanan Washington Post gazetesi için çalışan Kaşıkçı, 2 Ekim 2018’de nikah işlemleri için gittiği İstanbul’daki Suudi Arabistan Başkonsolosluğu’nda öldürülmüştü.
Kişisel blogunda yazı kaleme alan Altın, beş sanık hakkında idam, üç sanık hakkında 24 yıl hapis cezası verildiğini hatırlatarak şöyle devam etti: “Başsavcılığın bu kararına göre Kaşıkçı’nın bir grup istihbaratçının kendi inisiyatifiyle öldürüldüğünü ve Suudi yönetiminin cinayetle herhangi bir bağı olmadığını kabul etmemiz lazım. Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman’a yakınlığıyla bilinen kişilerin de gerçekleşen bu infazda suçu yok. Üstelik mahkeme ceza alan kişilerin isimlerinin açıklanmasına bile tenezzül etmedi. Açıkçası bu kararlarla Kaşıkçı cinayetinin akıbeti için malumun ilanı diyebiliriz.”
‘FAİLLERİN AKLANMASINA ŞAHİT OLUYORUZ’
Göstermelik yargılamalarla cinayet emri veren, İstanbul’a infaz timini yollayan ve Kaşıkçı’nın cesedini yok eden kişilerin aklandığını kaydeden Altun, şu ifadeleri kullandı: “Ne hikmetse basın özgürlüğünün öneminden bahseden kurum ve ülkeler bu duruma sessiz. Halbuki Türkiye en başından beri cinayetin faillerinin ortaya çıkarılması için elinden geleni yaptı. İlgili kurumlar başından itibaren süreci yakından takip etti ve dünya kamuoyu hemen her gün şeffaf bir şekilde bilgilendirildi. Suudi Arabistan ile beraber Rusya, ABD, Birleşik Krallık ve Almanya ile işbirliği yapıldı, cinayetle ilgili kanıtlar paylaşıldı. Birleşmiş Milletler Özel Raportörü Agnes Callamard’ın soruşturmasının daha etkin bir şekilde yapılması için yardım edildi. Ayrıca Türkiye, başından itibaren Kaşıkçı cinayetinin uluslararası mahkemeye taşınması gerektiğini belirtti. Ancak bu çağrılar hem Suudi yönetimi hem de Batı tarafından ciddiye alınmadı ve cinayetle irtibatlı kişiler Suudi Arabistan’da yargılandı ve bugünkü noktaya geldik.”
Altun, uluslararası kamuoyunun sınıfta kaldığının altını çizdi.