‘Bu Suça Ortak Olmayacağız’ başlıklı bildiriye imza atan ‘Barış İçin Akademisyenler’in İstanbul’daki üyelerinin düzenlediği basın toplantısında ‘Tüm tehditlere rağmen geri adım atmayacağız’ başlıklı açıklamayı okuyan dört akademisyen ifadeye çağırıldı.
Gözaltına alınan akademsiyenlerdenNişantaşı Üniversitesi’nden kovulan Muzaffer Kaya, Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Esra Mungan ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Kıvanç Ersoy tutuklama talebiyle nöbetçi mahkemeye sevk edildi.

‘Barış İçin Akademsiyenler’ kararı Twitter hesabından duyurdu:
İmzacı arkadaşlarımız hakkında savcı kararını açıkladı: 3 imzacının tutuklama talebi ile nöbetçi mahkemeye sevkedilmesine karar verildi.
— BarışAkademisyenleri (@BarisAkademik) March 15, 2016
Güneydoğu illerindeki operasyonların son bulmasını talep ettikleri için Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ‘aydın müsveddeleri’diye nitelediği ‘Barış İçin Akademisyenler’ hakkında cadı avı başlatılmıştı.
Bildirilerini kamuoyuna sunmalarından bu yana yaşanan gelişmeler hakkında bilgi vermek için Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası İstanbul 6 No’lu şubede bir basın toplantısı düzenleyen akademisyenler, “Tüm tehditlere rağmen geri adım atmayacağız” derken, bildirinin yayınlanmasından sonra imzacı sayısının 1128’den 2 bin 212’ye yükseldiğini açıklamıştı.
Açıklamayı okuyan Mungan, Ersoy ve bildiriye imza verdikten sonra işten atılan iki akademisyen Kaya ve Meral Camcı gözaltına alındı.
Mungan, Kaya ve Ersoy bugün Vatan Emniyet Müdürlüğü’ne giderken, yurt dışında olan Meral Camcı Emniyet’e gitmedi.
imc’nin ulaştığı akademisyenlerden Muzaffer Kaya karakolda ifade vermeyeceklerini ve savcılığa götürüleceklerini söyledi.
Savcı, gözaltına alınan akademsiyenlerin tutuklama talebiyle nöbetçi mahkemeye sevk edilmesine karar verdi.
‘Meslektaşlarımız bizimle güçlü bir dayanışma gösterdi’
Bildiriyi kamuoyuna sunmalarının ardından çeşitli düzey ve biçimlerde suçlama ve saldırılara maruz kaldıklarını belirten akademisyenler, buna karşın meslektaşlarının güçlü bir dayanışma gösterdiğini vurgulayarak şöyle demişti: “Bazı imzacıların can güvenliğinin tehdit edilmesine kadar varan bu saldırılar, her şeyden önce, sözümüzü söyleyemez hale gelmemiz için, yükseköğrenim kurumlan içerisindeki varlığımızı yok etmeye yöneldi. Buna karşın, barış ve demokrasi taleplerine sahip çıkan meslektaşlarımız aynı süreçte bizimle güçlü bir dayanışma gösterdiler. Tüm tehditlere rağmen geri adım atmayacağımızı belirtmek isteriz. ”